Taksiyarhis Kilisesi,
“Kubbeli Bazilikal Plan” tipine uygun olarak inşa edilmiştir.
Bu plan tipi Bizans mimarisi’nde toplantı ve mahkeme
salonlarında sıkça uygulanan bir mimari plan tarzıydı.
Adanın metropol kilisesi 1873 yılına tarihlenmektedir.
Kilise avlusuna iki sütunla taşınan üçgen alınlıklı
anıtsal bir giriş kapısından girilmektedir.
Bazilika şeklindeki kilise,
dikdörtgen planlı uzun bir yapıdır. Doğu cephesinde yarım
yuvarlak bir şekilde dışarı taşmış bir ana “apsis”
bulunmaktadır.
Kilisenin ana mekânı dörder taşıyıcı sütunla üç nefe
ayrılmıştır. Sütunlar kemerlerle birbirine bağlıdır.
Kilisenin üç nefli naos (ana
mekân) planı batı yönündeki “narteks” ile sınırlandırılmıştır.
Kilisenin giriş kapısı bu narteks üzerindedir
Kilise duvarları, kaba yonu taştan
yığma tekniği ile inşa edilmiştir. Merdivenler ve pencere
kemerleri ve söveleri de geleneksel sarımsak taşıdır.
1927–28 yılları arasında minaresiz olarak
camiye çevrilen kilise içerindeki ikonların büyük bir kısmı
yerlerinden sökülmüştür. Bu tahribata rağmen kilise içerisinde
hala çeşitli ikonlar bulunmaktadır. En ilgi çeken
ikonlardan biride Yunus
peygamberin uzun süre denizde kalıp bir balığın içinde
yaşadıktan sonra balığın ağzından çıkışını tasvir
eden ikondur
11.09.2003 tarihindeki fırtınadan sonra ziyaretçi
girişine kapatılmış olan kilisenin kuzey duvarında
tavandan zemine kadar olan çatlak, kilisenin bakım altına
alınmadığı takdirde doğanın acımasızlığına karşı
daha fazla direnemeyeceğinin en belirgin göstergesidir.
Bazı
kaynaklarca kilise çanının Bergama Müzesinde sergilendiği
belirtilmektedir. O büyüklükteki bir çanın Taksiyarhis
Kilisesinin çan kulesine sığması mümkün değildir. Adı
geçen çan Panayia kilisesine ait olup, Taksiyarhis
Kilisesinin çanı 1920 yıllarında yerinden sökülerek
Despot evinin önüne getirilmiş daha sonra ise Midilli’ye
götürülmüştür.