Lozan Barış
Antlaşması'nın TBMM Görüşmelerinde Dışişleri
Bakanı İsmet İnönü'nün yaptığı konuşmanın mübadeleye
ilişkin bölümleri
......Heyeti
Celileye arz ettiğimiz en birisi Rum ve
ahalinin mübadelesine dair Mukavelenamedir.
Arkadaşlar! Gayrimuharip ve yerleşmiş
ahalinin öteden beri alıştıkları
araziden, muhitten ve şeraitten bilmecburiye,
uzaklaştırılmalarından elbette teessür
duyarız. Fakat husule gelen birçok hadisatın
şeraiti mücbiresine galebe edemezdi. Bizim
sun'umuz olmaksızım böyle bir teessür,
bizim sun'umuz olmaksızın hadis olan
vaziyetler birtakım anasırla beraber yaşamak
imkanını da selbetmişti. Vaziyetin ibram
ettiği çareyi kabul etmek mecburiyeti hasıl
oldu. Bununla hulusu niyetimizin asırlardan
beri halledemediği hastalığı esasından
tesviye etmiş oluyoruz. Kazanmış olduğumuz
menfaat şudur ki,
Anadolu vatanı aslisi hemen hemen
yeknesak bir vatan olmuştur. Memleketimize alacağımız
ve muhaceret sebebiyle birçok iztırabat çekecek,
millettaşlarımız gelip geçecek olan bu hali atiye
ait derin mülahazat ile iktiham etmelidir.
Dahilde Hükümetçe kabili tatbik
olan bütün tedabiri tatbik edeceğiz. Bütün bu
tedabir ile beraber ıztırap ve rahatsızlık olacağını
bilmek lazımdır. Çünkü gayrikabili içtinaptır.
Kudreti beşer dahilinde değildir. Efendiler! Müteselli
olduğumuz şudur ki, senelerden beri, hududu milli
haricinde kalmış vatandaşların vaziyetleri mücerreptir.
Bugün için, yarın için ve öbür gün için
mukadder olan vaziyetten bütün kabillyetlerini
Anavatana hasretmek suretiyle kurtulmuş oluyorlar.
Memleketin başka noktalarında, İstanbul ve diğer
yerlerde bu mübadeleyi niçin tatbik etmediniz? diye
bir itiraz varidolamaz. Mevzuubahsolan meselenin en
iyi bir sureti halli için zamanında azami kuvvet
sarf olunur. Fakat bir sureti hal üzerinde karar aldıktan
sonra memleketimiz dahilindeki bütün anasır için
vazifemiz maziyi unutturacak bir sükun tesis
etmektir. Yeni Türkiye'nin hududu dahilinde kalacak
olan bütün vatandaşlar yekdiğerleriyle itilaf
etmesini bilerek bir vatan içerisinde huzur ve sükun
içinde yaşayacaklardır. Buna katiyen itimadediyoruz.
Bu itimadı Meclisi Âlinin tasdikine arz ettiğimiz
muahedat içinde teşviş edecek hiçbir nokta yoktur.