Sahildeki
binayı inşa ettiren despot, Yunanistan’ın devlet olduğu
gün Rum halkının sevinçten verdiği bağışlardan çok
para kazandı.Ve o
paraları doğum yeri olan Yunda’ya (Alibey Adası) getirdi.
Getirmiş olduğu paraların bir kısmıyla sahildeki binayı
inşa ettirdi.
Bina sarımsak taşından 1862 yılında inşa
edilmiştir. Despot, gelirken yanında getirmiş olduğu
paralarla rahat bir yaşam sürdü. 1877 yılının ocak ayında
saraya baskın yapan hırsızlar Despot’u öldürdüler. Bir
rivayete göre evde buldukları altın gümüş kupalarla
15.000 Osmanlı lirasını da alarak kaçtılar.
Despot
bütün sıkıştırmalara rağmen adaya gelirken yanında
getirmiş olduğu altınların yerini söylemedi. Ölümünün
ertesi günü büyük bir cenaze merasimiyle Taksiyarhis
kilisesinin apsisi dışında gömüldü. Despot’un ölümünden
sonra Osmanlı Devleti Sine Kilisesinden binayı satın alarak
Hükümet Binası olarak kullanmaya başladı.
1915 Rum baskınından
sonra adaya gönderilen teftiş heyeti, Yunda (Alibey Adası) ve
Ayvalık halkının baskına destek verdiklerini, Osmanlı
Devletine karşı isyan halinde olduklarını rapor edince
Yunda (Alibey Adası) ve
Ayvalık’taki Rumlar Susurluk içlerine gönderilir. Osmanlı Devleti, dâhili ve harici problemlerle uğraşırken
sürgüne gönderilenler yavaş yavaş eski yerlerine dönmeye
başlarlar.1919 yılında Yunan ordusunun İzmir’e çıkarma
yapması ile sürgündeki bütün Rumlar kimseden müsaade
almadan eski yerlerine dönerler.
evin yemekhanesi
Yunanistan’ın
Anadolu’ya hâkim olacağını düşünen bölge Rumları,
Osmanlı Devletinin malı olan sarayı 1921 Eylülünde öksüz
yurdu olarak kullanmaya başladılar. Kurtuluş savaşının
kazanılması ile Rumlar bölgeden ayrılınca, mübadeleyle
gelen Türkler aynı binayı hem ilkokul hem de öksüz yurduolarak kullanmaya başladılar.
1980
yılında Öksüz yurdu yeni binasına taşınınca Despot Evi
kullanılmamaya başlandı. Kapılar kapatılmış olmasına
rağmen yangın merdiveninin kaldırılmamış olması çocukların
ve hırsızların
içeriye girerek tahrip etmelerine yol açmıştır.