Cunda Adasının kuzey yönündeki Pateriça yarımadasının
en uç noktasında yer alan manastır, dik bir tepenin (299
rakım) denizle birleştiği noktada yer almaktadır. Manastırın
inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. (1771 ve 1795
tarihlerinin iki taş üzerinde yazılı olduğu söylenmektedir.
Fakat Ayvalık halkının 1771 tarihinde şehirden
çok uzak olan bu manastırı inşa edebilecek gelişmişlikte
olmadığı göz önünde tutulduğunda bu tarih pek gerçekçi
görünmemektedir. 1795 tarihi daha olası gelmektedir. Zeytin
tevziatı yapıldığı dönemde, Katerinli Fahrettin Bey’e
verilen zeytinliklerin sınırları içerisinde olması, kapalı
tutularak yazlık
olarak kullanılması ve bakım görmesi manastırın
ayakta kalmasını sağlamıştır. Fahrettin Bey’in vefatından
sonra şuursuz defineciler tarafından harap edilmiştir.
Manastır çevresi duvarlarla çevrili olup diğer manastırlarda
olduğu gibi avlu ortasında kilisesi yer almaktadır.Manastıra
su, dağdan künkler ile yalaklara getirilmekteydi.Zamanında
manastırda hayvan beslenmekte, manastırın batı kısmındaki
tarlalarda ise tarımcılık yapılmaktaydı.
Avlu içerisinde yer alan kilise doğuya bakacak şekilde
kubbeli (dört kemerli) olarak dikdörtgen planlı olarak inşa
edilmiş. Kilisenin giriş kapısı sarımsak taşından inşa
edilmiştir.
Kilisede kullanılmış olan sarımsak taşı
dikkate alındığında kilisenin çeşitli zamanlarda
restorasyona tabi tutulduğu ve 1850’li yıllarda yıkılarak
yeniden inşa edildiği anlaşılmaktadır. Patikadan girişte, hemen deniz tarafında iki katlı
bina yer almaktadır. Günümüzde ikinci kata çıkışı sağlayan
merdivenin
basamaklarının
tamamına yakını kırılmış olup ikinci katın üst döşemesinin
büyük bir kısmı tahrip olmuştur. Manastırın doğal ve
insani etkilere açık olması zaman içerisinde büyük bir kısmının
yıkılmasına neden olmuştur.